www.erasmusrehberi.com olarak yurtdışında ve yurtiçinde bizleri başı dik ve gururlu durmamızı sağlayan Cumhuriyet’in 85. yılını kutluyoruz. Atatürk’ün de dediği gibi birinci vazifemiz, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Bu güzel günde 2004 yılının 29 Ekim’inde Erasmus yapan bir arkadaşımdan aldığım e-postayı sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Dostlar,
Bu sabah biraz erken uyandim, farkli bi heyecanla. Cumhuriyet cocuguyum ya, ilk defa ulkemin disinda bir yerde kutlayacaktim.
Tiras oldum, suslendim, biraz daha ozen gosterdim giydigim kiyafetlere. Burada okul tatil oldugundan, ben de tatilimi gecen hafta yaptigimdan, selam verecek pek insan da goremedim ortaliklarda. Bizim okuldan Turk arkadaslar da tatilde.
Hic dert etmedim yalniz olmayi; butun caddeler resmi gecit alaniydi benim icin, ben de heyecanli bir cumhuriyet cocugu… Adimlarim biraz yukardan basiyordu ve ritmikti, cok dik yurudugumu farkettim ama olur o kadar dedim, devam ettim.
Kendimi odullendirmek istedim, soyle guzel bi kahvaltiyla, bi yerde oturdum.. Bu memlekette hamur islerinin onlarca cesidini yapmislar ve peynirin de; gelgelelim peynirli borek yok.. Sabahlari yanindan gecerken sakin burun kivirmayin burda simitci yok, cay-simit (of off) yok…
Birden karsilastimalar yapmaya basladi aklim.. Bu memlekette yaya gecidine ayak basinca butun trafik senin gecmeni bekler; carpilmamak icin kosar adimlarla karsiya gecmenin heyecani yok.; (paris’te var).. Berberler kadin-erkek musterilere birlikte hizmet verirler ve hunerlidirler; ama su kulak killarini bi yaksak dersen, demeyin ;yok.
Eglenmeyi cok severler(kim sevmez), gurultulu muziklerle, cilginca ve sarhos halde.. Kokturk’umun organize ettigi bi Kadikoy Viktor Levi bulusmasinda, Serdar’in sabalak gulumsemesinden binbir anlam cikartmak, sohbet ederek eglenmek; yok… Gitarin calinip soylendigi de oluyo, daha cok ispanyol ve meksika efradi tarafindan ama, Alpay’imin baglamasindan cikan bir turku yok..
Yahu, klozet muslugu yok.. 400 kusur yillik Versailles Sarayi’nda tuvalet yok.. Adamlar kazuratlarini pencereden attiklarindan, asagidan gecenler sapkayi icat etmek zorunda kalmis.. Bu konuda bisey eksik, ne eksikse iste o; yok…
Fransizlarin kahramani Charles De Gaulle, 1944 yilinda, Fransiz halkina cagri yapmis : Savasin, ulkenizi birakmayin, guzel gunler yakindir mealinde; radyodan, kendisi Londra’dayken… Aslanim benim be dedim ben de, kahramanim Charles.. Fransizlar oyle ya da boyle isgalden kurtulmuslar, ben de seviniyorum kurtulmalarina ama burda da bisey eksik , neyse , o yok…
Ben bunlari dusunurken ve yazarken, aklima Ataturk de geldi tabi… Ama Charles ile ayni kefeye koyamadim, burayi karsilastirmasiz geciyorum, ruhun sad olsun Ata, diyerek…
Simdi birden;
Kulaklarimda taaa ilkokul ant icme torenlerimden bir ses yankiliniverdi, eminim siz de hatirlarsiniz… “Ne mutlu Turkum diyene”..
Hepinizin cumhuriyet bayramini kutlarim.. Saglicakla kalin…”