Röportaj: Türkçe Hataları
İnternetin hayatımızda yer bulduğu alanlar her geçen gün artarken Türkçe’mizin bu gelişmeden olumsuz olarak etkilendiği önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Erasmus Rehberi olarak bu konuya özenle eğildiğimizi ve tüm ziyaretçilerimize Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun bir içerikle karşılamamız gerektiğini vurgulasak da farkında olmadan resim reklam çalışmamız da bir sıfat tamlaması olan ‘her şey’ yazım yanlışı sonucu ‘herşey’ halini almış. Bu yanlışımızı farketmemizi sağlayan ise “İçimizdeki Türkçe canavarına “Dur!” diyelim!” sloganıyla yayın yapan Türkçe Hataları sitesi oldu. Recep Hilmi Tufan tarafından yönetilen bu internet sitesinin varlığı bizleri çok ama çok mutlu etti ve kendisini sizlerle de tanıştırmak istedik.
Recep merhaba, öncelikle kendinden ve Türkçe Hataları’nın nasıl hayata geçtiğinden bahsedebilir misin?
Öncelikle belirtmek isterim ki ilk defa birileri benimle röportaj yapıyor. Bu yüzden de çok mutlu ve heyecanlıyım. Kendimden bahsetmek gerekirse 1988 Tavşanlı / Kütahya doğumluyum. Aslen Afyonkarahisarlıyım. Şu an İstanbul Üniversitesi’nde İtalyan Dili ve Edebiyatı 3. sınıfta okuyorum. Evet İtalyan Dili, Türk Dili değil.
Biliyorsunuz benim ayrıca Kelimelerin Soyağacı adı altında kelimelerin ve deyimlerin kökenlerini yazdığımız bir sitem daha var. Kelimelerin Soyağacı , Türkçe Hataları ‘ndan daha eski. Önceleri Kelimelerin Soyağacı ‘nda Türkçe ile ilgili makalelere, bloglardaki Türkçe yazım yanlışlarına ve anlatım bozukluklarına da yer veriyordum. Sonradan baktım ki bu konudaki yazılar etimoloji yazılarını geçecek ben de yeni bir site açmaya karar verdim.
Peki, genç bir nüfusa sahip Türkiye’de bu hataların henüz Türkçe dil bilgisi kurallarını çok yakın bir geçmişte öğrenmiş olan genç nesil tarafından yapılyor olmasını nasıl değerlendiriyorsun? Sence Türkçe’yi öğrenme veya öğretme şeklimizde bir yanlışlık mı var?
Evet çok haklısınız maalesef bu yanlışların çoğu benim yaşımdaki genç arkadaşlar tarafından yapılıyor. Bence bunun bir çok nedeni var. Bu nedenlerin de temeli doğru bir eğitim verilmemesi. Bunu sadece Türkçe’yi öğrenme veya öğretme için söylemiyorum. Her konuda yaşadığımız olumsuzlukların tek nedeni maalesef eğitimdeki eksikliğimizden kaynaklanıyor.
İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğrenimini sürdürdüğünü söyledin. Kaç dil konuşuyorsun ve yabancı dil öğrenimi konusunda ana dile hakim olmak sence ne kadar önemli?
İyi derecede İngilizce ve orta derecede de İtalyanca konuşuyorum. İnşallah İtalyanca da daha iyi olacak. Yabancı dil öğreniminde ana dili çok iyi bilmek tabii ki gerekli. Bu gereklilik çevirilerde kendisini gösteriyor. Kendi dilinizin kurallarını çok iyi bilmelisiniz ki çevirilerde zorlanmayasınız.
Peki Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu tarafından da sert bir biçimde eleştirilen yabancı dilde eğitim konusunda ne düşünüyorsun?
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki artık 1 yabancı dil yetmiyor. 2 veya daha fazla gerekli. O yüzden yabancı dil şart. Ancak bütün dersleri o yabancı dilde işlemek tabii ki doğru değil. İşin bir de şu tarafı var ki maalesef Türkiye’de okullarda yabancı dil öğretim sistemi çok yanlış. Bunun için Erasmus programlarıyla, Çalış ve Gez (WaT) programlarıyla veya kendi imkanlarımızla yurtdışına çıkıp o dili konuşulduğu yerde öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Bugüne kadar sitende yer verdiğin Türkçe hataları arasında seni en çok şaşırtan veya hayal kırıklığına uğratan hangisi oldu?
Beni en çok şaşırtan “komple” kelimesinin “komle” yazılması oldu. Bu hatayı yapanlardan birisi de IKEA . En çok hayâl kırıklığına uğratan ise Milliyet ‘in internet sitesi ve gazetesi. Maalesef çok fazla hata yapıyorlar.
Peki, bizler gibi seninle sonradan temasa geçen ve hatasını düzelttiklerini belirten bir kişi ve kurum oldu mu?
Yok hayır maalesef olmadı. Sadece bloglardaki yazıları düzeltince bâzen teşekkür ettiler bâzen de beni terslediler. Ayrıca Siteler Hakkında diye bir site var biliyorsunuz. O sitenin yöneticilerinden Sıla Hanım da sitedeki hataları -eğer varsa- bulmamı istedi. Bu da çok hoşuma gitti.
Erasmus Öğrenci Değişim Programı hakkında neler düşünüyorsun? İleriki dönemlerde katılmayı planlıyor musun?
Erasmus Programı maalesef bizim üniversitemizde pek yaygın değil. Yâni fazla bir kontenjan yok. Bir de İstanbul Üniversitesi, dünyada en iyi 500 üniversite arasına girdi diye haberler yaparlar. Daha öğrencilerin notlarını internete bile koyamayan bu üniversite nasıl böyle bir derece yapabilir anlamıyorum. Neyse konudan saptık sanırım.
Recep’e Türkçe’nin doğru kullanılması için yaptığı uğraşlar için, gözümüzden kaçan hatamızı düzeltmemizi sağladığı için ve bu güzel röportaj için teşekkür ediyoruz. Recep, umarız seni ve yazılarını Erasmus Rehberi’nde daha sık görürüz.
- Ben teşekkür ederim her şey için. Bu arada en çok hata yapılan kelimelerden birisi de bu “her şey” Arkadaşlar lütfen unutmayalım, ilköğretimde öğretmenleriniz de kesinlikle söylemiştir: “Her ‘şey’ ayrı yazılır.”



Buradan tekrar teşekkürlerimi sunuyorum röportaj için…