<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erasmus Rehberi &#187; Erasmus Hikayeleri</title>
	<atom:link href="http://www.erasmusrehberi.com/kategori/erasmus-hikayeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erasmusrehberi.com</link>
	<description>Erasmus Öğrenci Değişim Programı Rehberi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Jan 2012 08:55:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
<atom:link rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" />
	<atom:link rel="hub" href="http://superfeedr.com/hubbub" />
			<item>
		<title>Bir Öğrencinin Yaşayabileceği En güzel Şehir: Leuven</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 13:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mumtaz Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika'da master]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika'da yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[imec]]></category>
		<category><![CDATA[Katholieke Universiteit Leuven]]></category>
		<category><![CDATA[kul]]></category>
		<category><![CDATA[Leuven]]></category>
		<category><![CDATA[master]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek lisans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[Yine çok güzel bir hafta sonuydu bizim için. Önce Leuven, sonra da Brugge gibi iki harika şehri gezme şansı yakaladık. Oldukça yorucu bir hafta sonu olsa da mükemmel bir deneyim olduğunu söylemeliyim.  Bu güzel hafta sonu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yine çok güzel bir hafta sonuydu bizim için. Önce Leuven, sonra da Brugge gibi iki harika şehri gezme şansı yakaladık. Oldukça yorucu bir hafta sonu olsa da mükemmel bir deneyim olduğunu söylemeliyim.  Bu güzel hafta sonu bir çok güzel yazı konusu çıkardı ortaya. Bu yazıların ilki, bir öğrencinin hayal edebileceği en güzel  şehir olan Leuven hakkında.</p>
<p><a href="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/leuven_1-300x225.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-287" title="leuven_1-300x225" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/leuven_1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Belçika’ya gelmeden önce hakkında okuduklarımın da etkisiyle, kafamda mutlaka görmem gerek dediğim şehirlerin başında geliyordu Leuven.  Üniversite bittikten sonra ne yapacağım hakkında hala kafamda kesin fikirler olmasa da, Avrupa’da iyi bir üniversite’de yüksek lisans yapmak önemli bir seçenek gibi görünüyor gözüme. İşte Leuven’le yolumun kesiştiği nokta da burası olmuştu bir kaç ay önce. Avrupa’nın en iyi üniversitelerinden biri olan, şehirle iç içe geçmiş bir kampüsün içerisinde mükemmel olanaklara sahip “Katholieke Universiteit Leuven”, kafamda oluşturduğum gelecek planları içerisinde ufak da olsa yer işgal etmeye başlamıştı. Leuven’in bu kadar ilgi çekici olmasını sağlayan bir diğer nokta da, Avrupa’nın silikon vadisi olarak bilinen, IMEC’in  bu şehirde bulunmasıydı. Elektronik mühendisliği okumaya başladığından beri mikroelektronik diye sayıklayıp duran biri için böyle bir yer inanılmaz görünüyordu. İşte bütün bunları düşünerek gittim Leuven’e.</p>
<p>Brüksel’e 25 dakikalık bir tren yoculuğu kadar uzak Leuven. Tren garından çıkar çıkmaz şehrin düzeni göze çarpıyor hemen.  Bütün Belçika genelinde olduğu gibi mimari yine muhteşem bu küçük şehirde. Ortaçağdan beri üniversite şehri olmasının da etkisiyle, şehrin içinde üniversite değil de, üniversitenin içerisindeki şehir gibi duruyor Leuven. Beklentilerin aksine derli toplu bir kampusü yok üniversitenin. Daha da ilginci tüm binalar şehrin her yanına dağılmış durumda. Geçmişten beri sürekli duyduğum, “iyi üniversiteler tek bir kampüsten oluşmalıdır” ve” iyi üniversiteler şehrin dışında kurulmalıdır” sözlerini harika(!) bir şekilde örnekliyor  Leuven.</p>
<p>Restaurantta yemek sipariş ederken ya da mağazadan bir şeyler alırken hiç zorlanmıyoruz Leuven’de. Belçika’da gezdiğimiz diğer şehirlerin aksine Leuven’de herkes İngilizce biliyor gibi. Tabelalar, gazeteler, televizyon yayınları flamenkçe olsa da insanlar İngilizceyi yadırgamıyor Leuven’de. Mons’da sıklıkla yaşadığımız iletişim problemlerinin ortadan kalkması kesinlikle harika bir duygu.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.mumtazdemirci.com/wp-content/uploads/2009/07/leuven_2-300x225.jpg" alt="leuven_2" width="300" height="225" /></p>
<p>Leuven’le ilgili bir diğer ilginç ayrıntı şehirdeki bisiklet sayısı. Oldukça yağmurlu bir gün(evet, Belçika’da  yazın yağmur  yağması çok sıradan) olmasına rağmen, yaşlısı, genci ,çocuğu demeden herkes bisiklete biniyor bu şehirde. Belçika’da yeni yerler gezerken en büyük yardımcımız olan “use-it” (bu  da ayrı bir yazı konusu) rehberlerinden öğrendiğimiz kadarıyla, günlük 4-5 €’ya bisiklet kiralamak mümkün Leuven’de. Yağmurlu bir gün olması sebebiyle biz kiralamamış olsak da tavsiye edebilirim,bu güzel şehri bisikletle gezmeyi.</p>
<p>Şehrin görülmesi gereken yerlerine gelince, dış görünümüyle kesinlikle ilgi çeken belediye binası (Town Hall) ilk akla geliyor. Bina tam 238 farklı heykelle süslenmiş. Binanın tam karşısında bulunan dürbünü kullanarak heykelleri en ince ayrıntısıyla incelemek mümkün. Şehrin bir diğer önemli yeri Avrupa’nın en uzun barlar sokağından biri olan Oude Markt. Bu cadde üzerinde çeşit çeşit Belçika birasını tatmak mümkün. Oldukça küçük bir şehir olmasına rağmen, inanılmaz büyük bir kütüphane sahip Leuven. Cumartesi olması dolayısıyla içine girememiş olmamız en büyük can sıkıntısıydı bu hafta sonu adına. Kütüphane ile ilgili ilginç bir ayrıntı ise, hem 1. hem de 2. Dünya savaşında yıkılmış bu kütüphane. Alman savaş tazminatları ve ABD yardımıyla yeniden yapılan bu bina, dünya savaşlarının bir simgesi olarak görülüyomuş bugün. Kütüphaneye kadar gitmişken, varlığına anlam veremediğimiz iğnenin ucuna geçmiş sinek heykelini  de görmemek olmaz tabii.</p>
<p>Bir öğrencinin hayal edebileceği herşeyi vaat ediyor bu şehir. Kimbilir, belki tekrar yolumuz kesişir bu yaşanılası şehirle :)</p>
<p>Kaynak:  <a href="http://www.mumtazdemirci.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/" target="_blank">http://www.mumtazdemirci.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/</a></p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=228&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/leuven_1-300x225.jpg' length='29006'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/leuven_1-300x225.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Ortaçağdan Kalma Masalsı Bir Şehir: Brugge</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 14:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mumtaz Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[belçika]]></category>
		<category><![CDATA[bira]]></category>
		<category><![CDATA[brugge]]></category>
		<category><![CDATA[brugges]]></category>
		<category><![CDATA[brüj]]></category>
		<category><![CDATA[brüksel midi]]></category>
		<category><![CDATA[Church of Our Lady]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[garre]]></category>
		<category><![CDATA[in bruges]]></category>
		<category><![CDATA[interrail]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[Michelangelo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Staja gelmeden önce, hangi ülkeye gideceğimi soranlara Belçika cevabını verdiğimde aldığım ilk tepki Brugge&#8217;le başlıyordu genellikle. Hemen hemen herkesin bu şehir hakkında bir fikrinin olması, şehrin ne kadar popüler olduğunu göstermek adına güzel bir gösterge ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/belfry-225x300.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-284" title="belfry-225x300" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/belfry-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>Staja gelmeden önce, hangi ülkeye gideceğimi soranlara Belçika cevabını verdiğimde aldığım ilk tepki Brugge&#8217;le başlıyordu genellikle. Hemen hemen herkesin bu şehir hakkında bir fikrinin olması, şehrin ne kadar popüler olduğunu göstermek adına güzel bir gösterge bence. Bir şehrin bu kadar popüler olması başlangıçta korkutsa da, günün sonunda bir gezginin mutlaka görmesi gereken şehirler listesinin en tepesine yerleşmeyi başardı Brugge&#8217;ü.</p>
<p>Brugge seyahatimiz her zamanki gibi Mons&#8217;dan Brüksel Midi tren garına yaptığımız yolculukla başladı. Hemen hemen her yer için harika bir aktarma noktası olan Brüksel Midi&#8217;ye 1 saatlik bir tren yolculuğu kadar uzak Brugge. Belçika&#8217;nın belkide en sevimli yanı bu pratik tren yolculukları.Yolculuğun başlangıcında yine en büyük yardımcımız use-it (Young Travellers&#8217; Map) olacak gibi görünüyordu.Her seferinde olduğu gibi yine hayal kırıklığına uğramadık günün sonunda. Yine bizler için harika seçimler yapmışlardı, bu harika rehberi hazırlayanlar.</p>
<p>Yemyeşil bir tren yolculuğundan sonra Brugge&#8217;e gelmeyi başardık. Yemyeşil diyorum çünkü pencereden dışarı baktığında yeşilin her tonunu görmek mümkün bu ülkede. Hafif hafif yağmur çişeliyordu bir kez daha. Evde yatağın üzerine uzanıp birşeyler izlemek için harika bir hava olsa da gezmek ve fotoğraf çekmek için hiç de elverişli bir hava değil gibi görünüyordu başlangıçta. Ama değişken hava bir kez daha yüzünü gösterdi bizlere. Bu sayede güneşin tadını çıkara çıkara gezdik Brugge&#8217;ü.</p>
<p>Kesinlikle inanılmaz bir şehir Brugge. Şehir adeta açık hava müzesi. Kafanızı çevirdiğiniz hemen her yönde bambaşka bir güzellik çıkıyor karşınıza. Bir fotoğrafçıyı kendinden geçirebilecek kadar çok malzeme var bu şehirde. Müzeseverler için harika alternatiflere sahip bir şehir olduğunu düşünsem de, hemen hemen tüm müzeleri gezmiş bir olarak, şehirin bu kadar etkileyici görünmesinde genel şehrin genel yapısnın etkisi çok daha büyük.</p>
<p>26 yaşından küçük olmanın verdiği dayanılmaz hafiflik hemen hemen tüm müzelerde geçerli.Birçok müzeye sadece 1€ ödeyerek girdiğimizi  söylersem dayanılmaz hafifliğin ne anlama geldiği daha iyi anlaşılabilir. Avrupa kesinlikle 26 yaşından küçükken gezilmeli, hemen hemen her yerde harika fırsatlar çıkıyor karşınıza.</p>
<p>Şehirdeki müzeler içerisinde görülmesini kesinlikle tavsiye ettiğim yer çikolata müzesi. Çikolatanın başlangıçtan günümüze kadar olan hikayesini öğrenmek mümkün bu müzede. Bu hikayeyi öğrenmek zaman zaman oldukça sıkıcı olsa da, harika bir çikolatanın nasıl hazırlandığını canlı olarak izlediğiniz bölüm harika. Sırf bu bölüm için bile gidilir bu müzeye. Yapılan bu çikolataları tatma şansnızın da bulunduğunu söylemeliyim. Kesinlikle inanılmaz lezzetliler. Evet itiraf ediyorum, sırf bu çikolatalardan daha fazla yiyebilmek için daha fazla kaldım müzede.  Müzenin çıkışında insanı kendinden geçiren bu çikolataları satın almak da mümkün. 100 gramı saece 5€ :)</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.mumtazdemirci.com/wp-content/uploads/2009/07/akdeniz-300x225.jpg" alt="akdeniz" width="300" height="225" /></p>
<p>Şehire dışardan gelmiş birinin kolay kolay keşfedemeyeceği, Mark&#8217;ta ara bir sokakta bulunan De Garre&#8217;da, lezzetli bir Belçika birası içebileceğinizi, bununla birlikte gelen harika peynirle kendinizden geçebileceğinizi de eklemeliyim galiba. Burada içebileceğiniz &#8220;Garre&#8221; isimli biranın mekana özel olduğunu da söyleyeyim.</p>
<p>Sonuç olarak fırsatı olanlar kesinlikle görmeli bu masalsı şehri. Daracık sokakların arasında pencerelerinde renkli renkli çiçekler bulunan panjurlu evlere bakıp, şirin akdeniz kasabalarını hatırlamalı herkes :)</p>
<p>Kaynak:  <a href="http://www.mumtazdemirci.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/" target="_blank">http://www.mumtazdemirci.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/</a></p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=229&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/belfry-225x300.jpg' length='16705'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2010/03/belfry-225x300.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Belçika Vizesi Alırken Yaşadıklarımız</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/belcika-vizesi-alirken-yasadiklarimiz/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/belcika-vizesi-alirken-yasadiklarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 12:58:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mumtaz Demirci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[belçika]]></category>
		<category><![CDATA[belçika konsolosluğu]]></category>
		<category><![CDATA[belçika vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[erasmus]]></category>
		<category><![CDATA[erasmus staj]]></category>
		<category><![CDATA[faculte de polytechnique mons]]></category>
		<category><![CDATA[iyte]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yüksek teknoloji enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[lufthansa]]></category>
		<category><![CDATA[mons]]></category>
		<category><![CDATA[vize]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dilde iyi hal kağıdı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=217</guid>
		<description><![CDATA[Vize alma süreci hemen hemen herkes için oldukça problemli, kimi zaman umut kimi zaman hayal kırıklığı barındıran ve her zaman olmasa da çoğunlukla mutlu sonla biten bir süreç. Bu yazıda ayrıntılı bir şekilde bu süreçte ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-218" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/07/326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg-300x247.png" alt="326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg" width="300" height="247" />Vize alma süreci hemen hemen herkes için oldukça problemli, kimi zaman umut kimi zaman hayal kırıklığı barındıran ve her zaman olmasa da çoğunlukla mutlu sonla biten bir süreç. Bu yazıda ayrıntılı bir şekilde bu süreçte başımızdan neler geçtiğini anlatmaya çalışacağım.</p>
<p>Bundan 3 ay kadar önce, bana Avrupa&#8217;nın en zor vize alınan ülkesinin neresi olduğunu sorsalar, tahmin hakkımı kesinlikle Fransa&#8217;dan yana kullanırdım. Fransa&#8217;nın aşırı diplomatik görünen işleyişi, türkler konusunda hiç de olumlu fikirlere sahip olmamaları benim bu tezimi destekleyecek en önemli parametreler olurdu herhalde. Belçika ise böyle bir sorudan sonra aklıma bile gelmezdi. Ancak şu an böyle bir soruyla karşılaşsam, gözlemlerime dayanarak Belçika cevabını doğrudan verebilirim. Böyle düşünmemin en büyük sebebinin vize alma sürecinde İKS&#8217;nin oynadığı rol olduğunu söyleyebilirim. İKS bir çok ülkenin vize başvurularını alan ve bunları konsolosluklara ileten şirket. Kafamıza takılan her soruya yanıt alabileceğimiz tek yer olan İKS&#8217;nin, her aradığımızda farklı anlamlar çıkarabileceğimiz cevaplar vermesi bizim çileden çıkmamız için yetti de arttı bile.</p>
<p>Vize alma sürecinde karşılaştığımız ilk problem ne kadar süreli vize alacağımızdı. Erasmus programı en az 90 günlük bir staj yapılmasını istiyordu ancak vize alma sürecinde de 90 gün ve üstü bir süreç oldukça problemli görünüyordu. 90 günün üstü bir süreçte istenen belgelerin artması, ve ekstradan almanız gereken oturma izni ciddi bir problem olarak duruyordu karşımızda. Şanslıyız ki okulumuzun uluslararası ilişkiler ofisi 88 gün yapacağımız stajlarında başarılı kabul edileceğini söyledi ve aklımızdaki ilk problem böylece çözülmüş oldu. 88 gün yapacağımız belli olmuştu  ama hangi tarihler arasında yapacağımız hala belli değildi. Gidiş ve dönüş tarihlerimizi belirlerken baktığımız tek şey hangi tarihler arasında daha ucuza uçak bileti alabileceğimizdi. Bu amaçla Gün de ben de bayağı internet sitesi gezdik. O an ki şartlarda en avantajlı bileti 16 Haziran gidiş, 12 Eylül dönüş tarihi olan Lufthansa sağlıyordu. İlginçtir Lufthansa&#8217;dan tek gidişlik bir bilet için arama yaptığınızda 1000 TL gibi bir miktarla karşılaşırken, gidiş-dönüş araması yaptığınızda 380 TL&#8217;ye kadar bilet bulmak mümkün oluyordu. Biz de bu durumda gidiş dönüş uçak bileti aldık tabii ki :) Biletlerimizi aldıktan iki gün sonra Pegasus&#8217;un Brüksel&#8217;e seferler yapmaya başlaması, üstelik bunu çok daha ucuza yapıyor olması bu süreçte karşılaştığımız ilk şanssızlıktı. Pegasus&#8217;un fiyatından çok bizi ilgilendiren özelliği bagaj sınırının,Lufthansa&#8217;da ki gibi 20 kg değil de 30 kg olması ve aktarmasız direk Brüksel&#8217;e gidiyor olmasıydı. Bir an biletlerimizi iptal ettirip, Pegasus&#8217;tan biletleri almayı düşünsek de, ikimizin de istediği son şey yeni problemlerdi.</p>
<p>Gideceğimiz tarihlerin belli olmasında sonra vize alma sürecinin nasıl işlediği konusunda bilgi edinmeye başladık. Benim ilk karşılaştığım site aynı bizim gibi Erasmus&#8217;la staj hareketliliğinde bulunmuş, bize bu süreçte büyük yardımları bulunan sevgili Ekin&#8217;in sitesiydi( http://ekinklch.blogspot.com ). Ona bu süreçte neler yaşadığı hakkında oldukça fazla soru barındıran bir mail attım. Sağolsun o da hepsine hiç üşenmeden cevap vermekle kalmayıp, oldukça yol gösterici öneriler de sunmuş bizlere. Bir çok yerde önce randevu alıp istenen belgeleri öğrenmemiz gerektiği söylense de biz yine burnumuzun dikine giderek belge toplama işine yavaş yavaş başladık. İhtiyacımız olan en önemli belge o üniversiteden edindiğimiz ıslak imzalı kabul belgesiydi. Üniversitemiz belgenin faksını kabul etmiş olsada, konsolosluk belgenin orjinalini istiyordu. Bu yüzden en kısa sürede belgeyi edinmemiz gerekiyordu. İşin içine girdikten sonra, daha önce Belçika vizesi almak konusunda tecrübesi olanlar çok da fazla süremizin olmadığını söylemeye başladılar. Ama insan inanmak da istemiyordu çok da fazla süresinin kalmadığına, tarihe bakıyorduk daha Nisan&#8217;ın 25&#8242;iydi. Nerden baksan yaklaşık 50 günümüz vardı önümüzde. İnternette eksiduyuru&#8217;da soruyorduk, ekşisözlük&#8217;te daha önce Belçika&#8217;ya gitmiş olanlara soruyorduk, hepsi acele etmemizi, Belçika&#8217;nın problemli bir ülke olduğunu söylüyorlardı. Hangi belgelere ihtiyacımız olabileceğini internetten öğrenmeye çalıştık.</p>
<p>İnternette hangi belgelere ihtiyacımız olabileceğini araştırırken, baktığımız en önemli şey hangi belgeleri İzmir&#8217;den alabileceğimizdi. Hemen hemen tüm vize başvurularında istenen Sağlık Raporu&#8217;nu İzmir&#8217;den alabiliyoruk. Başlangıçta bu raporu konsolosluğun anlaşmalı olduğu Ankara&#8217;daki bir hastaneden alacağımızı sansak da, İzmir&#8217;de de konsolosluğun anlaşmalı olduğu bir doktor olduğunu öğrendik. İzmir&#8217;de Belçika Konsolosluğunun anlaşmalı oldu doktor Tuncay Filiz( http://www.drtuncayfiliz.com ). Hemen arayıp randevu talep ettik. Çok kısa bir süre içerisinde sağlık raporumuzu almayı başarmıştık. İnternette okuduğumuz kadarıyla, İstanbul&#8217;da Alman hastanesinden alınan bu belge için istenen 300 TL ve Ankara&#8217;da Med-Lab&#8217;dan aslınan bu belge için istenen ücret 230 TL yanında, İzmir&#8217;de bu belge için ödediğimiz 80 TL oldukça şirin duruyordu:) Aynı gün randevu almak için İş Bankası&#8217;na  40 ytl yatırdık. 5 lira da banka masrafınının olduğunu hatırlatayım. Bankaya gidip &#8220;Belçika Konsolosluğu için randevu ücreti yatırmak istiyorum&#8221; dendiğinde onlar yardımcı oluyorlar zaten. Hesap numarasını arayıp bulmaya hiç gerek yok. Bankadan aldığımız dekontta ki pin kodu çok önemli. Bundan sonra vize başvurusu yapacaklar için de küçük bir hatırlatma yapayım, parayı yatırdığınız gün randevu alamıyorsunuz, ertesi gun aramanız gerekiyor.</p>
<p>Sağlık raporunda olduğu gibi olmazsa olmaz diğer belgemiz pasaporttu. Pasaportu herhangi bir Emniyet müdürlüğünden almak mümkün. Bizde bizim için en uygun olan Urla Emniyet Müdürlüğü&#8217;nü tercih ettik. Okulumuzdan bir yazı aldık ve Urla Vergi Dairesi&#8217;nin yolunu tuttuk. Onlar bu belgeye istinaden, Urla Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne bir yazı yazdılar. Bu belge sayesinde pasaport için ödememiz gereken 1 yıllık harç tutarı 180 TL&#8217;yi ödemekten kurtulduk. Yalnızca 90 TL&#8217;lik bir defter parası ödeyerek de, pasaportlarımızı almış olduk.</p>
<p>Artık pasaportumuz ve bankadan aldığımız dekont elimizde olduğuna göre, İKS&#8217;den randevu alabilmek için hiçbir engel kalmamıştı önümüzde. İKS&#8217;den  212 340 44 32 numaralı telefonu arayarayak randevumuzu alınıyordu. Defalarca 88 gün burslu olarak  üniversitede staj yapacağımızı söyledim karşımdaki görevliye. Karşımdaki görevli de defalarca teyit istedi benden. İstenen belgeleri telefonda sayarken ilk şoku pasaportta yaşadım. Pasaport için istenen geçerlilik süresi vize başvurusundan itibaren 1 yıldı. Pasaportu daha yeni aldığımızı, vize başvurusundan itibaren 11 ay 20 gün geçerli olduğunu belirttim. Bunun kabul edilemeyeceğini, pasaportumuzun süresinin uzamasının gerektiğini anlattı bana, karşımdaki görevli. Gerekli tüm belgeleri anlattıktan sonra mail adresime, gerekli belgelerin bir listesi yollandı. Gelen mailin altındaki not çok dikkat çekiciydi:  &#8221;İşlem süresi ortalama 2 aydır. İstisna durumlarda uzayabilir.&#8221; .Bu not bizi iyice telaşlandırmıştı. Hemen tekrar İKS&#8217;yi aradık. Bu kez başka bir bayan telefonu açtı ve o bayana da 88 günlük burslu olarak staj yapacağımızı belirttim. Ve en altta da vizenin ortalam 2 ayda çıkacağının yazdığını, bizim ise 1 ayımızın kaldığını anlattım. Karşımdaki bayan çok sakin bir şekilde bunun normal olduğunu, kimi vizelerin çok daha erken çıktığını söyledi. Ancak kafamızda hala ya vizelerimiz yetişmezse soruları vardı.</p>
<p>Bizden istenen belgelerin ayrıntılı bir incelemesini Gün kendi sitesinde yaptı (http://gun.iyte.org) . İsteyen o siteden de ayrıntılı bilgi edinebilir. Pasaport süremizin istenen tarihe kadar geçerli olmamasından dolayı pasaport süremizi uzatmak durumundaydık. Bu amaçla okuldan tekrar yazı alıp yukarıda anlattığım işlemleri tekrar yaptık. Bana gelen mail de istenen belgeler olarak,&#8221; 2 adet  vize başvuru formu&#8221;,&#8221; Pasaportun yazılı damgalı tüm sayfaların ikişer kopyası&#8221;, &#8220;3 adet vesikalık resim&#8221;, &#8220;Başvuru tarihinden itibaren 1 yıl geçerli pasaport&#8221;,&#8221; Ankara&#8217;daki Adli Sicil Genel Müdürlüğünden yabancı dilde alınmış iyi hal kağıdı aslı ve 2 fotokopisi&#8221;,&#8221;Sağlık raporu aslı ve 2 fotokopisi&#8221;, &#8220;Kabul belgesi aslı ve 2 fotokopisi&#8221;,&#8221;Burs belgesi aslı ve 2 fotokopisi&#8221; yazılıydı. Belgelere baktığımızda birçoğu elimizde vardı zaten. Ama kabul belgemizi hala istememiştik Belçika&#8217;dan. Hemen Barış Hoca&#8217;nın yanına gidip, gideceğimiz üniversitenin Erasmus sorumlusuna mail atmasını rica ettik. Kendi üniversitemizden burslu olarak gittiğimize dair belge alacak olmamıza rağmen, ordan da böyle bir belge istememizin doğru olacağını düşündük. Onlar da aynı gün içinde belgeleri imzalayıp bizlere yolladılar. İnternetten yaptığımız araştırmalardan 6 gün içinde elimize ulaşacağı yazıyordu. Ancak aradan 10 gün geçmiş olmasına rağmen elimize hala belge ulaşmamıştı. Vize randevu günümüze de yalnızca 5 gün kalmıştı. Birçok yere telefon ettik ama belgenin neden hala gelmediğine ve şu an nerede olduğuna bir cevap bulamadık. Tekrar Barış Hoca&#8217;nın yanına gidip bir mail daha yazmasını rica ettik. Karşı taraf yine çok hızlı şekilde cevap yazdı. Saat 4 gibi belgenin DHL ile tekrar kargonlandığını söylediler. Ve ne kadar şanslıyız(!) ki saat 4:25&#8242;de Uluslararası İlişkiler Ofisi&#8217;nden  Özge Hanım aradı ve belgemizin geldiğini söyledi :D Kabul belgelerimiz geldikten sonra geriye pek de fazla problemimiz yok gibi görünüyordu. Ankara&#8217;da 2 gün kalacaktık ve ilk gün Adli Sicil Genel Müdürlüğünden almamız gereken yabancı dilde alınmış iyi hal kağıdını alacaktık. Diğer günde belgeleri teslim edip İzmir&#8217;e dönecektik.</p>
<p>13 Mayıs çarşamba günü, akşam otobüse bindik ve Ankara&#8217;ya gittik. İndiğimiz andan itibaren koşuşturmacayla Kızılay&#8217;a gittik. Ordan Sıhhıye&#8217;ye geçtik. İnternetten öğrendiğimiz kadarıyla belgeyi almamız gereken yer Sıhhıye&#8217;deydi. Ama Adalet Sarayı&#8217;na gidince öğrendik ki yabancı dilde sicil kağıdı burdan alınmıyormuş. Bizim gibi oraya gidip bu belgeyi almaya çalışan çok fazla insan olmalı ki elimize daha önceden hazırlanmış bir adresi verdiler. Adres Kızılay&#8217;da Kumrular cadddesini işaret ediyordu. Tekrar Kızılay&#8217;a döndük. Belgeleri alabilmek için dilekçelerimizi teslim ettik. Öğleden sonra 3:30&#8242;da alabileceğimizi söylediler. Saat 3 gibi gittik, belgeleri beklemeye başladık. Birkez daha o kadar şanslıydık ki (!) belgeleri ancak 4:30 gibi alabildik. Bir de bu belgelerin tekrar Sıhhıye&#8217;deki Adalet Bakanlığı&#8217;ndan onaylanması gerektiğini öğrenince sinir katsayımız tavan yaptı. Koştur koştur tekrar ilk geldiğimiz yere döndük. Uzun uğraşlardan sonra yabancı dilde iyi hal kağıtlarını almayı başarmıştık.</p>
<p>Bir önceki günün yorgunluğu hala üzerimizde olmasına rağmen saat 8 gibi Kızılay&#8217;da Gün&#8217;le buluştuk. Randevumuz saat 9:15 de idi. İKS&#8217;nin vize başvuru merkezi Gaziosmanpaşa&#8217;da,Mahatma Gandhi Caddesi üzerindeydi. Buraya ulaşmak isteyenler için, Kızılay&#8217;da Güven Park&#8217;ın önünden 408 numaralı otobüslere binin. Şoföre söylediğinizde o sizi uygun yerde indiriyor. İndiğiniz yerden itibaren dümdüz yukarı yürüyün. Yaklaşık 500m ilerde McDonalds var. Orda sorduğunuz herkes size başvuru merkezini gösterecektir. Saat 9:00 gibi vize başvuru merkezindeydik. Vize başvuru merkezine girmemizle istenmeyen sürprizler arka arkaya gelmeye başladı. Masada duran ilk görevli belgeleri incelemeye başladığında bizim 90 gün üzeri için belge topladığımızı belirtti. Adeta şoke olmuştuk. Randevuyu alırken Gün&#8217;de yanımdaydı ve ikimizde emindik ki 88 günlük bir vize istemiştik. Belge toplama sürecinde bizden uçak bileti, öğrenci belgesi gibi belgeleri istememiş olmaları bizi zaten çok şaşırtmıştı. Her ihtimale karşı yanımıza ekstradan lazım olabileceğini düşündüğümüz belgeleri alıp gitmiştik. Kapıda duran görevliyle yaşadığımız küçük tartışmadan sonra, sıramızı beklemeye başladık. Eğer onların yüzünden vize alamazsak, ciddi şekilde yasal hakkımızı aramayı düşünüyorduk.Çünkü elimizde telefon kayıtları vardı. 5 dakika kadar bekledikten sonra, sıra bize geldi. Belgelerimizi teslim edeceğimiz bayana herşeyi anlattık. Neyseki elimizde bulunan belgelerin dışında bir belgeye ihtiyacımız yokmuş. Aslında Türkiye sınırları içerisinde geçimizi sağlayan kişinin maaş bordrosu da istenen belgeler arasında olmasına rağmen karşımızdaki bayan bunun çok da önemli olmadığını ama eğer ki konsolosluk gerekli görürse bizden bunun istenebileceğini söyledi bizlere. Bir de ek olarak, Belçika&#8217;da bulunma sebebimizi anlattığımız bir yazı yazmamızı istediler.Onu da hemen orada yazıp teslim ettik. Orada yazıyı yazarken ciddi şekilde bu işlemin artık son olduğunu artık vize alma sürecinin sonuna geldiğimizi düşünüyorduk. Ama ne yazık ki bir kez daha yanılmıştık. Belgelerimizi teslim ettiğimiz  bayan konsolustaki mülakat için ne zaman geleceğimizi sorduğunda yaşadığımız şaşkınlık görülmeye değerdi. Öğleden sonra girip giremiyeceğimizi sorduğumuzda bunun imkaansız olduğunun cevabını aldık. En erken ne zaman olur dediğimizde ise gelecek hafta çarşamba günü sabahtan mümkün olabileceğini söyledi. Ama o haftanın bizim final haftamız olması, üstüne üstlük çarşamba günü benim 1, Gün&#8217;ün 2 finale girecek olması çarşamba günü olmaması için önemli bir sebep oluşturuyordu. O haftaki tek boş günümüz olan perşembe günü tekrar gelebileceğimizi belirttik ve perşembe sabahına randevu aldık.</p>
<p>Çarşamba günü ve cuma günü finalimiz olmasına rağmen perşembe günü tekrar Ankara&#8217;ya dönmeliydik. Çarşamba günü akşam saat 6 gibi sınavımız bitti. Saat 22:30 otobüsüne bindik ve Ankara&#8217;ya gittik. Ankara&#8217;ya gider gitmez konsolosluğa gittik. Bizim beklentimiz mülakata girecek olmamızdı. Saat 9:00 gibi konsolosluğun bahçesindeydik.10 dakika içerisinde içeriye girdik ve karşımızdaki bayan sadece belgelerimizi kontrol etti. Hiçbir eksiğimiz olmadığını birkaç gün içerisinde vizemizin hazır olacağını söyledi. Bu sözleri duyduğumuz an, üzerimizdeki tüm yorgunluk uçup gitmişti.</p>
<p>Sonuç olarak uzun ve yorucu bir süreci amacımıza ulaşarak tamamlamıştık. Herkesin bu süreci mutlu şekilde tamamlaması dileğiyle..</p>
<p>Kaynak : <a href="http://www.mumtazdemirci.com/belcika-vizesi-alirken-yasadiklarimiz/" target="_blank">http://www.mumtazdemirci.com/belcika-vizesi-alirken-yasadiklarimiz/</a></p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=217&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/belcika-vizesi-alirken-yasadiklarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/07/326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg-300x247.png' length='52198'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/07/326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg-300x247.png' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Erasmus Talihsizlikleri</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/erasmus-talihsizlikleri/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/erasmus-talihsizlikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 01:37:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ozhan Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus talihsizlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Metz]]></category>
		<category><![CDATA[zorluklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Ben şimdi, büyük bir heyecanla yola çıkan bir Erasmus öğrencisinin ilk aylarda karşılaşabileceği tahlihsizliklerden bahsedeceğim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-213" title="make your choice" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/07/Erasmus-Talihsizlikleri-300x300.jpg" alt="make your choice" width="243" height="243" />Merhabalar,</p>
<p>Kocaeli Üniversitesi çevre mühendisliği öğrencisiyken Erasmus programı sayesinde 2008-2009 akademik yılını Fransa &#8211; Metz üniversitesinde geçirdim. İyisiyle kötüsüyle 10 ay hızla geçti. Şimdi de benden sonraki arkadaşlara yardımcı olmak aklıma gelenleri paylaşıyorum.</p>
<p>Burs ile misafir öğrenci olarak bir ya da iki dönem yurt dışında  kalmak harika bir fırsat ve insana ister istemez  hayal kurduruyor. Diğer Erasmus öğrencilerinden dinlediğimiz hikayeler de eklenince beklentilerinizin gerçeklikten kopması hiç zor değil. Bu da büyük bir heyecanla yola çıkan öğrencinin ilk aylarda karşılastığı sorunlardan normalden fazla etkilenmesine sebep oluyor.</p>
<p>Ben şimdi sizlere abartmadan olabilecek tahlihsizliklerden bahsedeceğim:</p>
<ul>
<li>Avrupaya, batıya, gelişmiş ülkelere gidiyoruz. Bu yüzden Türkiye&#8217;de yaşadığımız günlük sorunları orada yaşamıyacağımızı hayal ediyoruz. Halbuki o kadar da farklı değil. Kendinizi sihirli bir memlekete gidiyor havasına sokmayın.</li>
<li>Düzeninizi kurana kadar internet erişiminiz olmayabilir. Yurtta hiç internet olmayabilir. Kayıt işlemlerinde sorun çıktığı için başlarda kütüphaneden faydalanamayabilirsiniz. Evde kalıyorsanız, internete başvuru süreçi meşaketli olabilir. Internet kafeler kalitesiz ya da pahalı olabilir.</li>
<li>Yurt koşulları iyi olmayabilir. Eski bir bina ya da yetersiz duşlar ve pis tuvaletler ile karşılasabilirsiniz. Yaşayacağınız yer aşırı gürültülü olabilir ya da aksine şehirden uzak bir noktada olabilir.</li>
<li>Yerli halk, sınıf arkadaşlarınız hatta hocalarınız umduğunuz kadar ingilizce biliyor ya da konuşmaya meraklı olmayabilirler.</li>
<li>Ev sahibi okulunuz sizi misafir olarak görmeyebilir, sizi diğerleri ile eşit tutabilir. Yabancı olmanız ile ilgilenmeyebilirler.</li>
<li>Eksik dil bilginiz yüzünden komik durumlara düşebilir ya da başınıza iş açabilirsiniz.</li>
<li>Hayat hesaplarınızdan pahalı çıkabilir, Türkiye&#8217;deki öğrencilik yaşantınızdan fazlası tasarruf yapmanız gerekebilir, bazı lükslerinizden vazgeçmeniz gerekebilir.</li>
<li>Gideceğiniz şehir büyük olmayabilir. Otobüsler geç saatlerde çalışmayabilir, dükkanlar erkenden kapanıyor olabilir.</li>
</ul>
<p>Bunları gözünüzü korkutmak için yazmadım. Zaten hiç biri aşılmayacak sorun değil. Sadece buradan giderken ayaklarınız yere bassın istedim. Yukarda bahsettiklerimin hepsi ya da hiç biri başınıza gelebilir. Ne olursa olsun çok güzel vakit geçireceksiniz ve çok şey öğreneceksiniz, yeter ki zorluklara da hazır olun.</p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=212&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/erasmus-talihsizlikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/07/Erasmus-Talihsizlikleri-300x300.jpg' length='13709'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/07/Erasmus-Talihsizlikleri-300x300.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Polonya&#8217;da Erasmus</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/polonyada-erasmus/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/polonyada-erasmus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2009 13:22:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Akademia Economicza]]></category>
		<category><![CDATA[erasmus]]></category>
		<category><![CDATA[Polonya]]></category>
		<category><![CDATA[Wroclaw]]></category>
		<category><![CDATA[Wroclaw University Of Economics]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Benim üniversitem Polonya’nın gelişmiş ve büyük şehirlerinden  biri olan Wroclaw da ve Akademia Economicza (Wroclaw University Of Economics) olarak biliniyor. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #000000; font-family: arial; font-size: 13px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;"><img class="alignleft size-full wp-image-193" title="Wroclaw, Polonya" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/03/wroclaw.jpg" alt="Wroclaw, Polonya" width="269" height="360" />Önemli olan şey bir işe başlarken istemek ve inanmaktır her şeyde olduğu gibi… Evet ben de istiyordum ve başarabileceğime inanıyordum her ne kadar kafam da bazı şüpheler olsa da. ‘’ERASMUS’’ European Community Action Scheme For The Mobility Of University Students. Açılımı bu şekilde olsa da gerçek anlamını ancak yaşayarak özümseyebilirsiniz. Ben bu süreci bir dönem yaşadım ama bunları sayfalara sığdırmak imkansız, ancak anılarda yer buluyor. Buna dayanarak da herkesin ERASMUS’u yaşamasını tavsiye ediyorum. Elimden geldiğince size anlatmaya çalışacağım benim için rüya gibi geçen zamanı. Bu yazdıklarımı tüm samimiyetimle anlattığımdan kesinlikle şüpheniz olmasın. Zaten gelip gördüğünüzde ne demek istediğimi anlayacaksınız.</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #000000; font-family: arial; font-size: 13px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;">Benim üniversitem Polonya’nın gelişmiş ve büyük şehirlerinden  biri olan Wroclaw da ve Akademia Economicza (Wroclaw University Of Economics) olarak biliniyor. Wroclaw büyük ve gelişmiş bir şehir olmakla beraber doğal ve tarihi güzelliklere sahip gotik bir şehir. Buraya gelirken ufak tefek de olsa bazı sorunlar yaşadım. Ama yaşadığım güzellikler onları unutturdu. Buranın halkıyla sorun yaşamanız nerdeyse imkansız çünkü Türkler’e karşı çok hoşgörülüler. Orta ve yaşlı nüfusun aksine buranın gençleri çok güzel İngilizce konuşuyorlar dolayısıyla da iletişim sorununuz da ortadan kalkmış oluyor. Bu sayede şehirde hiç bilmediğiniz bir yerde bile rahat hareket edebiliyorsunuz.</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #000000; font-family: arial; font-size: 13px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;">Üniversitemiz kampus şeklinde olup şehir merkezine yakın,eğitim kalitesi yüksek bir akademi. Dersler teorikten ziyade pratik ve interaktif şekilde geçiyor. Buna ek olarak da lehçe dersi veriliyor. Bir yabancı dili anadilinizden farklı bir dilden öğrenmek (İngilizce) belki de işin en güzel tarafı. Hocalarımla iletişimim çok iyi, ERASMUS öğrencilerine ayrı bir ilgi gösteriyorlar. Yurdum ise rahat büyük ve kampus içerisinde. Odalarımız iki kişilik olup sınırsız ve hızlı internetimiz de mevcut. Bu nedenle gelecek arkadaşların yanlarında mutlaka bilgisayar getirmelerini tavsiye ederim. Bu sayede hocalarla ve diğer erasmus öğrencileriyle görüşüp ders takibi yapabilirsiniz. Ülkemizle görüşmenin de en ekonomik yolu. Yurtta kalmanın en büyük avantajlarından biri de sosyalliğin ve kültürel etkileşimin en yoğun olduğu yer olması. Bunları daha çok ortak mutfakta, koridorlarda ve kantinde görebilirsiniz. Ortak kullandığımız mutfakta her ülkeden farklı lezzetlerin ikram edildiği hatta tariflerin dahi verildiği de çok karşılaştığım bir durum.</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #000000; font-family: arial; font-size: 13px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;">Benim geldiğim ERASMUS grubu ise çok renkli. Neredeyse Avrupa’nın her ülkesinden öğrenciler var ve onlarla kaynaşmak hiç de zor olmadı. Malum Türk insanı sıcakkanlıyız işte. Daha şimdiden farklı ülkelerden bir sürü arkadaşım var. Bunun güzel tarafı da hepimiz İngilizce konuşuyor ve İngilizcemizi de geliştirebiliyoruz. Ve şunu gerçekten burada anladım ki İngilizce bilmekle konuşmak çok farklıymış. Ama insan konuşa konuşa bunun üstesinden geliyor ve artık herkesle istediğin konuda istediğin zaman her şeyini paylaşabiliyorsun. Bunu bazen ders çalışırken,gezerken,eğlenirken bazen de yemek yaparken görebiliyorsun. Tabi bu süreçte farkında olmadan birçok deneyim sahibi oluyor insan. Farklı insanları,kültürleri,dinleri tanımak vizyonunuzu beklemediğiniz kadar geliştiriyor. Ama şunu da belirtmek gerekir ki bunların hiçbiri kendiliğinden olmuyor,tamamen kişinin kendisinde bitiyor. Açıkçası içine kapanık bir karakteriniz varsa ERASMUS’un sizi pek mutlu edeceğine inanmıyorum.</span></p>
<blockquote><p><span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #000000; font-family: arial; font-size: 13px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;">Erasmus bir etikettir.<br />
</span></p></blockquote>
<p><span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #000000; font-family: arial; font-size: 13px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;">Bu anlattıklarım ERASMUS’un belki de çok yüzeysel bir kısmı. Ayrıntıları gelip yaşadığınızda görecek ve bana hak vereceksiniz. Bütün arkadaşlara bol şans ve başarı diliyorum. Unutmayın erasmus geleceğinize peşinen atılmış bir imzadır…</span></p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=192&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/polonyada-erasmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>169</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/03/wroclaw-224x300.jpg' length='22536'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/03/wroclaw-224x300.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>İsveç&#8217;te Exchange</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/isvecte-exchange/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/isvecte-exchange/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2009 00:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ice Hotel]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[Jönköping]]></category>
		<category><![CDATA[Northern Lights]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[2007 yılı 1. döneminde İsveç'in Jönköping şehrine exchange öğrencisi olarak gittim ve her anını doya doya yaşadığım 5 ay geçirdim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-186" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/02/welcometojibseng-300x95.jpg" alt="welcometojibseng" width="300" height="95" />Boğaziçi İşletmede okurken verdiğim en isabetli kararlardan biri de exchange programına katılmak olmuştur. 2007 yılı 1. döneminde İsveç&#8217;in Jönköping şehrine exchange öğrencisi olarak gittim ve her anını doya doya yaşadığım 5 ay geçirdim.</p>
<p>İsveç&#8217;e gitmeden önce,  yaz kış buz gibi bir hava ve gece-gündüz kavramı olmayan bir yer canlandırmıştım kafamda. Bunlar İsveç&#8217;in kuzey şehirleri için geçerli şeyler ancak, Stockholm, Goteborg ve Jönköping gibi şehirlerde iklimin İstanbul&#8217;dan çok da bir farkı olduğu söylenemez.</p>
<p>İsveç halkı için söylenen şeylerin ise aşağı yukarı doğru olduğu söylenebilir. Yani Akdeniz ülkesinden gelen biri olarak, İsveçlileri soğuk olarak tanımlamak çok da yanlış olmaz heralde; her ne ka<img class="alignright size-medium wp-image-187" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/02/3-300x167.jpg" alt="3" width="300" height="167" />dar  onlar kendilerini soğuk değil, utangaç ve çekingen olarak tanımlıyorlarsa da.</p>
<p>Gittiğim şehir, Jönköping, exchange öğrencisi yoğunluğuna bakıldığında gayet uluslararası bir profilde olduğundan, İsveçlilerin soğuk olması ya da olmaması çok da ilgilendirmemişti beni açıkçası. Oda arkadaşlarımdan biri İsveçli, biri Fransızdı. Kanada&#8217;dan, İspanya&#8217;dan, Avustralya&#8217;dan,Nijerya&#8217;dan veya Kore&#8217;den arkadaşlarım oldu. Kendi aramızda çok iyi bir exchange komunitesi oluşturmuştuk.</p>
<p>İsveç&#8217;in ve İsveçlilerin birkaç karakteristik özelliğini söylemek gerekirse: Bir kere çok oturmuş bir sosyal devlet anlayışı var. Hernagi bir vatandaşın sağlık güvencesi bir başbakanın sağlık güvencesi kadar fazla.  Fakir-zengin ayrımı pek yok. Genelde herkes ortalama bir gelir seviyesine sahip. Yaşam İsveç dışından gelen biri için çok pahalı, ama İsveç halkı genelde iyi kazandığından onlar için yaşam pek pahalı değil.</p>
<p>İsveç deyince akla gelen şeyler: Soğuk, Volvo, Ikea, Vikingler, Ice-Hotel, Sarışın Güzel Bayanlar:), Buz Hokeyi olarak sıralanabilir. Bir de &#8220;kibrit&#8221;i unutmamak lazım; zira Jönköping kibritin icat edildiği yer pek bilinmese de. Şehirde bir &#8220;match museum&#8221; bulunuyor.</p>
<p>Exchange öğrencisi olarak İsveç&#8217;e gideceklere tavsiyelerim: Erasmus bursu dışında sağlam bir para ile gidin, Stockholm&#8217;ün adalarını mutlaka ziyaret edin, mutlaka Kiruna&#8217;ya ve Ice Hotel&#8217;e gidin ve buradaki &#8220;Northern Lights&#8221;ı izleyin, gece hayatının tadını çıkarın ve yanınızda kayak kıyafetleri götürmeyi unutmayın!</p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=151&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/isvecte-exchange/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>38</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/02/welcometojibseng-300x95.jpg' length='12297'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/02/welcometojibseng-300x95.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Erasmus Programından eve dönüşün en güzel yolu: İnterrail!!!</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/erasmus-programindan-eve-donusun-en-guzel-yolu-interrail/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/erasmus-programindan-eve-donusun-en-guzel-yolu-interrail/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 20:49:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aysegul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[interrail]]></category>
		<category><![CDATA[interrail önerileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[
Erasmus sonrası sendromu önlenemez bir sendromdur. Ama geciktirilmesini sağlayacak yöntemler de yok değil&#8230; Mesela Erasmus programı için bulunduğunuz ülkeden Türkiye’ye tren yolculuğu yaparak dönmek&#8230; Evet, biliyorum. Süper bir fikir!!!
İşte bizim de Erasmus sonrası interrail&#8217;ımız böyle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0     false false false  EN-US X-NONE X-NONE                           &lt;![endif]--><!--[if gte mso 9]&gt;                                                                                                                                            &lt;![endif]--></p>
<p><img class="size-medium wp-image-163 alignleft" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/35-300x198.jpg" alt="interrail" width="300" height="198" /><span lang="TR">Erasmus sonrası sendromu önlenemez bir sendromdur. Ama geciktirilmesini sağlayacak yöntemler de yok değil&#8230; Mesela Erasmus programı için bulunduğunuz ülkeden Türkiye’ye tren yolculuğu yaparak dönmek&#8230; Evet, biliyorum. Süper bir fikir!!!</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">İşte bizim de Erasmus sonrası interrail&#8217;ımız böyle başladı. İki arkadaş Hollanda’dan aldığımız 1 aylık biletlerimizle, eve dönüş yolunu bir maceraya çevirmeyi başardık. Hem de yol üzerinde Erasmus arkadaşlarımızı ziyaret ederek&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0     false false false  EN-US X-NONE X-NONE                           &lt;![endif]--><!--[if gte mso 9]&gt;                                                                                                                                            &lt;![endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR">İnterrail&#8217;ınızı kolaylaştıracak bir kaç ipucu verelim o zaman: </span></p>
<ul>
<li><span lang="TR">İnterrail için yanınıza çok az eşya alın.</span><span lang="TR"> Valizlerinizi Erasmus’da daha uzun süre kalacak arkadaşlarınıza bırakın, böylelikle onları en yakın zamanda tekrar ziyaret edecek bahaneniz olur.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal">
<ul>
<li> <span lang="TR">Sıkı olarak bir interrail planı yapmanıza gerek yok&#8230; Hem Avrupa’nın değişik yerlerini ziyaret etmekte olan Erasmus arkadaşlarınıza süpriz yapmak acayip keyifli oluyor.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal">
<ul>
<li><span lang="TR">Erasmus günlüğünüzde çok sayfa kalmadıysa, mutlaka bir interrail günlüğü edinin kendinize</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span lang="TR">Bir de untmayın müziksiz interrail olmaz&#8230;<br />
</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span lang="TR">Türkiye-Yunanistan sınırındaki tren istasyonunda köfte-ekmek yiyin</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span lang="TR">Arkadaşlarınıza sizi Sirkeci garından karşılamaları gerektiğini söylemeyi unutmayın:)</span></li>
</ul>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-164" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/34-300x198.jpg" alt="interrail" width="300" height="198" /><img class="aligncenter size-medium wp-image-165" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/27-300x205.jpg" alt="interrail" width="300" height="205" /></p>
<p class="MsoNormal">
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=162&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/erasmus-programindan-eve-donusun-en-guzel-yolu-interrail/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/35-300x198.jpg' length='21343'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/35-300x198.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Sihirli bir okul, Erasmus&#8230;</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/sihirli-bir-okul-erasmus/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/sihirli-bir-okul-erasmus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 20:46:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aysegul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sihirli okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[ 
Avusturya Prensi Ödülleri (Premios Príncipe de Asturias), 1981’den itibaren her sene dünyanın çeşitli yerlerinden önemli başarılar sağlamış bireylere ve organizasyonlara sanat, insanlık, edebiyat, barış, bilim, spor vb. alanlarda verilmektedir. Woody Allen, Bob Dylan, Google, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0     false false false  EN-US X-NONE X-NONE                           &lt;![endif]--><!--[if gte mso 9]&gt;                                                                                                                                            &lt;![endif]--><!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:72.0pt 72.0pt 72.0pt 72.0pt; 	mso-header-margin:36.0pt; 	mso-footer-margin:36.0pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --><!--[if gte mso 10]&gt; &lt;!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} --> <!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"><span lang="TR"><img class="size-medium wp-image-161 alignleft" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/n530306300_372023_7783-300x225.jpg" alt="erasmus" width="300" height="225" /></span></span><span style="color: #333333;"><span lang="TR">Avusturya Prensi Ödülleri (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Prince_of_Asturias_Awards">Premios Príncipe de Asturias</a>), 1981’den itibaren her sene dünyanın çeşitli yerlerinden önemli başarılar sağlamış bireylere ve organizasyonlara sanat, insanlık, edebiyat, barış, bilim, spor vb. alanlarda verilmektedir. Woody Allen, Bob Dylan, Google, Al Gore, Yaser Arafat, Paul Auster bu ödüllere hak kazanmış kişi ve kurumlardan sadece bir kaçı. </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"></span><span style="color: #333333;"><span lang="TR">2004 yılında jüri, Avrupa Birliği&#8217;nin Erasmus programını, insanlık tarihindeki uluslararası işbirliği alanında en önemli projelerden biri olarak ödüle layık buldu. Erasmus programı toleransın, yabancı bir ülkeye/kültüre adaptasyonun, farklılıklara karşı saygının ve diğerlerine karşı açık görüşlü olmanın öğrenildiği sihirli bir okul olarak tanımlandırıldı. </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"><span lang="TR">Evet, bu sihirli okul benim de hayatımı sihirli bir şekilde etkiledi! Geri dönüş biraz garipti aslında&#8230; Geride bıraktığım hayatımda, isimlendiremediğim farklılıklar, değişiklikler vardı. Daha sonra anladım ki, aslında değişen yalnızca benim gözlerimin gördüğü dünyaydı, bakış açımdı! Sadece 5 ay gibi çok kısa bir sürede, o kadar çok zenginleştirmişti ki beni yaşadığım tecrübe&#8230;Kitaplardan öğrenemeyeceğim hayata dair bir çok değeri, Erasmus boyunca insanlarla yaşadığım etkileşim sonucu öğrenmiştim. </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"></span><span style="color: #333333;"><span lang="TR"><img class="size-medium wp-image-160 alignright" src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/n530306300_372767_9287-300x205.jpg" alt="erasmus" width="300" height="205" /></span></span><span style="color: #333333;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"></span><span style="color: #333333;"><span lang="TR">Erasmus programına katılmak geri dönüşü olmayan bir tecrübe yaşamaktır. Önyargılardan uzaklaşmak, anı yaşamak, mutlu iken mutluluğun farkına varmak, insanoğlunun özde ne kadar aynı olduğunu keşfetmek, hayatının belkide en güzel günlerini senin için yerleri hep çok farklı olacak dünyanın değişik yerlerinden dostlarınla paylaşmaktır. </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"><span lang="TR">Tüm bu sebeplerden dolayı, Erasmus programının sadece bireyler için değil, insanlığın geleceği içinde çok değerli olduğunu düşünüyorum. 2011 yılı itibari ile hedeflenen 3 milyon Erasmus öğrencisi düşünüldüğünde, önyargılardan uzak, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir dünya hayaline az da olsa yakınlaştığımızı hissetmek, beni umutlandırıyor.<br />
</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #333333;"><span lang="TR">Herkese, bu sihirli okulda hayatını zenginleştirme şansını ısrarla tavsiye ediyorum&#8230;</span></span></p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=159&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/sihirli-bir-okul-erasmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/n530306300_372767_9287-300x205.jpg' length='17229'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2009/01/n530306300_372767_9287-300x205.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Güney İtalya&#8217;da Erasmus</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/guney-italyada-erasmus/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/guney-italyada-erasmus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 21:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>inci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Calabria]]></category>
		<category><![CDATA[Güney İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[2007 Ekim – 2008 Temmuz döneminde Güney İtalya’da Calabria bölgesinde Erasmus programına katıldım. İstanbul’da henüz ikili anlaşma sürecinde fazla alternatifim olmadığı için Università della Calabria’yı seçmek zorunda kaldım ve hemen İtalyanca dil kursuna başladım. Calabria ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/cosenza88.jpg"><img src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/cosenza88-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" class="alignleft size-medium wp-image-149" /></a>2007 Ekim – 2008 Temmuz döneminde Güney İtalya’da Calabria bölgesinde Erasmus programına katıldım. İstanbul’da henüz ikili anlaşma sürecinde fazla alternatifim olmadığı için Università della Calabria’yı seçmek zorunda kaldım ve hemen İtalyanca dil kursuna başladım. Calabria genelde İtalya’nın pek duyulmayan bir bölgesi ve İtalya ortalamasına göre gayet ekonomik bir yer. Oraya ilk olarak ulaşımım da çok kolay olmadı. Fakat vardığımda hiç de hayal kırıklığına uğramadım. Dağların ve yeşilliklerin arasında çok büyük bir kampüs, yüzlerce öğrenci, yardımsever ve güler yüzlü insanlar. </p>
<p>Derslerin tümü İtalyancaydı. Fakat istanbul’da aldığım 7 aylık İtalyanca kursu ve Università della Calabria’daki Erasmus öğrencileri için hızlandırılmış İtalyanca dersleri sayesinde kendi bölümüm olan İstatistik derslerini rahatça takip edebildim. Ayrıca profesörler de sınavlarda İngilizce cevaplarımızı kabul ettiklerinden, sınavlardan geçmek zor olmadı. Eve de küçük bir televizyon aldığımız için bol bol İtalyan kanallarını izledim ve İtalyancam çok hızlı gelişti. Zaten güneyliler İngilizce bilmedikleri için italyanca’yı mecburen öğrenmek zorundaydım. </p>
<p>22 yıldır İstanbul’un gece gündüz hareketli yaşamına alışık olduğum için Güney italya’daki doğayla iç içe, sakin hayata adapte olmakta zorlandım. Ayrıca İtalya Türkiye gibi değil, dükkanlar, cafeler akşam 7-8 gibi kapanıyor, otobüs saatleri çok seyrek, bizden çok daha az çalışıyorlar ve daha çok grev yapıp zaten yavaş olan günlük hayatı iyice durduruyorlar. Fakat bu sorunu da kampüsteki ev partileriye ve şehirdeki club’lara düzenlenen gece turlarıyla bir derece çözmüş olduk. Erasmus öğrenci grubumuzun %80’i ispanyol olsa da gayet uluslararası bir ortamımız vardı. Ayrıca 10 ay boyunca kampüs içindeki bloklarda aynı evde 4 ispanyol ve 2 türk bir arada yaşadık. Bu inanılmaz güzel bir tecrübe oldu benim için. İtalyanların ve İspanyolların günlük hayatını, alışkanlıklarını, adetlerini öğrendim ve ufkum genişledi. İtalyanların bilindiği üzere pizza ve makarna yeme alışkanlıklarından sıkıldıkça evde Türk yemekleri pişirdim. Aynı gerekçeyle sık sık evde yemek pişiren İspanyol ev arkadaşlarımdan gördüğüm üzere Türk ve İspanyol mutfaklarının ne kadar benzediğini keşfettim. </p>
<p>Erasmus süresince her ne kadar İtalya’nın güney ucunda bulunsam da Kuzey Avrupa’ya kadar birçok yeri gezdim. </p>
<p>Fakat bu gezilerin en güzeli de yaz geldiğinde Calabria ve Sicilya’da yaptıklarımız oldu. Muhteşem doğası, kuvvetli güneşi, pırıl pırıl kumsalları, neşeli ve misafirperver insanlarıyla Güney İtalya’ya aşık olduğumu çekinmeden söyleyebilirim. </p>
<p>Bu 10 aylık Erasmus dönemi benim için ufkumun genişlediği, çok güzel tecrübeler ve hatırlarla dolu bir dönem oldu. </p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=148&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/guney-italyada-erasmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/cosenza88-300x224.jpg' length='20458'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/cosenza88-300x224.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Köln&#8217;de staj, Berlin&#8217;de Erasmus</title>
		<link>http://www.erasmusrehberi.com/kolnde-staj-berlinde-erasmus/</link>
		<comments>http://www.erasmusrehberi.com/kolnde-staj-berlinde-erasmus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 14:02:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vadi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erasmus Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[berlin]]></category>
		<category><![CDATA[köln]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusrehberi.com/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[
Ben Erasmus dönemini önceden süper planladım, ve oradayken karşıma hiçbir aksilik çıkmadı, hatta birçok konuda çok şanslıydım. Şimdi Erasmus maceramı anlatarak bu kadar kısa bir dönemde neler yapılabileceğini buraya dökeyim.
Öncelikle; cebinde çok parası olmayan, anne ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/koelner_dom1.jpg"><img src="http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/koelner_dom1-300x199.jpg" alt="" title="koelner_dom1" width="300" height="199" class="alignleft size-medium wp-image-147" /></a></p>
<p>Ben Erasmus dönemini önceden süper planladım, ve oradayken karşıma hiçbir aksilik çıkmadı, hatta birçok konuda çok şanslıydım. Şimdi Erasmus maceramı anlatarak bu kadar kısa bir dönemde neler yapılabileceğini buraya dökeyim.</p>
<p>Öncelikle; cebinde çok parası olmayan, anne babadan alınacak parayla da orada yeterince gezip tozup önüme geleni alıp istediğimi konsere-maça vs. giremeyeceğini bilen birisi olarak, Erasmus için başvurduğum sene, yani üniversite ikinci sınıfta, gideceğim belli olduktan sonra 5-6 ay kadar bir yerde çalıştım, para biriktirdim. Yaptığım iş sıkıcı bir iş değildi, haftada iki günlük bir işti. Ve ayda 300 ytl alıyordum (şu anki 500 ytl diyelim, euro bazında) Fakat bu 5 aylık paranın inanılmaz faydasını gördüm. Yani gitmeden ne yapıp edip kenara iyi para koyun derim. Örneğin gitmeden önce bi süredir kenarda duran çalmadığım elektro gitarımı da satmıştım. Nasılsa bir işe yaramıyor. Kenarda duracağına parası cebimde dursun, harcarız gezeriz görürüz şeklinde. Bu part time iş&#8217;e staj olarak başlayıp part time devam etmiştim. Bu şekilde üniversiteyi bitirmem için gerekli olan stajın da bir bölümünü bitirmiştim, ki Erasmus zamanı yazın Türkiye&#8217;ye dönüp staj yapmak zorunda kalmayayım.</p>
<p>Neyse; Erasmus için Berlin&#8217;e gitmeyi seçtim. Ortaokul-lisede almanca öğrenim görmüş, ayrıca küçük bir şehirde zamanın geçmeyeceğine inanan birisi olarak, bir de 2006 senesi olmasının getirdiği bir dünya kupası heyecanı olacaktı Almanya&#8217;da. 2006 bahar dönemini seçtiğim için maçlara da giderim dedim. Ayrıca Berlin&#8217;e her tür grup geliyor, müzik sanat vs. her şey var şehirde. Love parade vs. böylece hem almanca pratik ederiz ister istemez, hem bol bol takılırız etrafta hem de okuruz. Ayrıca Almanya Avrupa&#8217;nın gelişmiş ülkeleri arasında en ucuz olanı, Berlin de büyük şehirler arasında en ucuz ve imkanı bol olanı.</p>
<p>Okulun ilk dönemi ocakta bitecekti, arada 6 haftalık boş vakit vardı, stajımı bitirmem için 5 hafta gerekiyordu, bunu da bir şekilde tanıdıklarla vs. sorup soruşturup Almanya&#8217;da yapmaya karar verdim. Berlin&#8217;e geçmeden staj yapacağım bir firma buldum, Köln yakınlarında. Yazıştık ettik kontratı yaptılar, böylece Erasmus başlamadan önce bir de stajı tamamlayacaktım. Son sınıf başlayana kadar istediğim gibi takılma imkanı, bir de yurt dışı iş tecrübesi.</p>
<p>2006 yaklaşırken dünya kupası biletleri de satışa çıkmıştı. Berlin&#8217;e beraber gideceğim arkadaşların biriyle anlaştık, mastercard ile başvuru yaptık, Berlin&#8217;deki maçlar için.</p>
<p>Ocak ayının başlarında artık Almanya biletini falan da almıştım, ayın kaçında gideceğim vs. her şey belliydi. Sağolsun Köln&#8217;de staj yapacağım firmanın yetkilileri bana kesin tarih bildirdiler. Finallerin bitiminden iki gün sonrası için.</p>
<p>İnternete girip yakın zamanda, Köln&#8217;de kalacağım sürede kimlerin konsere geleceğine baktım. getgo.de diye bi site buldum. Biletleri sipariş ettim, kalacağım yere postalattırdım. Böylece Köln&#8217;de olacak <a href="http://www.lastfm.com.tr/music/Alkaline+Trio">alkaline trio</a>, <a href="http://www.lastfm.com.tr/music/Reel+Big+Fish">reel big fish</a>,<a href="http://www.lastfm.com.tr/music/Yellowcard">yellowcard</a> konserlerinin ve ska festivalinin biletlerini önceden aldım. ne olur ne olmaz. bi kere fırsat olacak, kaçırmayalım şeklinde</p>
<p>Neyse yolculuk zamanı geldi Almanya&#8217;ya adım attım, şirkette staja başladım. Haftaiçi orda burda takılıp haftasonları Köln-Aachen-Maastricht üçgeninde arkadaşlarla görüşüp bol bol takıldım gezdim. Konserlere gittim. <a href="http://www.fc-koeln.de/">1.FC Köln</a> henüz küme düşmediği için maçlarına gittim. Benim kaldığım sürede iki tane maç oynadı. Bi tanesinde alpay kırmızı kart gördü küfür yedi falan. Stajın bittiği hafta Köln&#8217;de kaldım, karnaval vardı bütün şehir kostümlüydü ona katıldım falan.</p>
<p>Sonra berlin&#8217;e geçtim. Okul açıldı falan. Güzel 20 metre kare oda verdiler. Ayda 130 euroya kaldık sudan ucuz. Bir de üstüne aylık 400 euro burs veriyorlar sağolsun.</p>
<p>Neyse Berlin&#8217;deyken bir sürü konsere gittim, bunun dışında okula gittim, <a href="http://www.filmmuseum-berlin.de">film müzesine</a>, <a href="http://www.ramonesmuseum.com">Ramones müzesine</a>, kreuzberge, ıvıra zıvıra, hamburg&#8217;a falan gittim . Canımız sıkıldıkça gezdik. <a href="http://www.germanwings.de">Ucuz uçak biletleri aldık</a> italya&#8217;ya uçtuk, roma, floransa.. Sonra hayatımın festivaline rastladım (bkz: <a href="http://www.groezrock.be">groezrock</a>) onun biletini aldım, Hollanda üzerinden Belçika&#8217;ya geçtim . Belçikada kaldım festivale katıldım, oradan Amsterdam&#8217;a geçtim. Orada birkaç arkadaşın yanında kaldım takıldık ettik vs. aralarda sürekli konserlere gittim .</p>
<p>Bir tane liste yapmıştım, erasmus başlamadan, hangi grupları izlemek istiyorum diye. o kadar para biriktirdik, sevdiğim gördüğüm ne varsa hepsine gideyim, şeklinde. toplam 7 ayda en az 40-50 grup izledim.</p>
<p>Bi ara prag&#8217;a gittik, ucuz &amp; süper bir şehir.</p>
<p>Prag&#8217;dan döndük, dünya kupası başladı . bilet çıkmıştı bize bir tane .. Maça gittik, buruk bir sevinç, üstümüzü başımızı Türkiye diye boyadık ama, Türkiye kupada yok ki..</p>
<p>Dünya kupası bitti <a href="http://www.loveparade.de">love parade</a>.. 1,5 milyon kişi .. parti vs.</p>
<p>Okula giderken diğer erasmusçu tiplerle de oraya buraya gittik bol bol.. Dışardan da alakasız insanlar buldum .. İnternetten bi finli hatunla konuşuyodum müziksever berlinli .. Onunla konserlere vs. californiali bi çocukla paso alakasız mahallelere, kreuzbergde tanıştığım punklarla gizli partilere, underground mekanlara vs.</p>
<p>Bunun dışında; kim bilir neler yaptım, şöyle bir sırayla düşününce bunlar aklıma geldi.</p>
<p>Bir günümüz boş geçmiyordu gerçekten. istediğim, planladığım her şeyi yapmış olmam süper oldu.</p>
<img src="http://www.erasmusrehberi.com/?ak_action=api_record_view&id=145&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erasmusrehberi.com/kolnde-staj-berlinde-erasmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/koelner_dom1-300x199.jpg' length='19080'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.erasmusrehberi.com/wp-content/uploads/2008/12/koelner_dom1-300x199.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
	</channel>
</rss>

