Google Fotoğraf Yarışması
Per, 5/01/12 – 10:51 | Henüz Yorum Yok

Üniversite öğrencilerine açık olan Google Fotoğraf Yarışması’na (Google Photograhpy Prize) katılmak için son gün 31 Ocak 2012. Haydi sen de fotoğraf makineni kap, bilgisayarındaki, cep telefonundaki fotoğrafları karıştır, düşüncelerini fotoğraf yoluyla tüm dünyayla paylaş!

Yazının devamını oku »
Erasmus Hikayeleri

Erasmus programına katılanların yaşadıkları, deneyimleri

Erasmus Programı

Erasmus programı hakkında genel bilgilerin yer aldığı bölüm

Haberler

Erasmus programı, site ve üniversitelerden haberler

Serbest Kürsü

Site yazarları tarafından çeşitli konularda yayınlanan yazılar

Ülkeler

Erasmus programına katılan ülkeler hakkında bilgi

Ana Sayfa » Erasmus Hikayeleri

Bir Öğrencinin Yaşayabileceği En güzel Şehir: Leuven

Yazar: Tarih: Cuma, 12 Mart 20102 Yorum

Yine çok güzel bir hafta sonuydu bizim için. Önce Leuven, sonra da Brugge gibi iki harika şehri gezme şansı yakaladık. Oldukça yorucu bir hafta sonu olsa da mükemmel bir deneyim olduğunu söylemeliyim.  Bu güzel hafta sonu bir çok güzel yazı konusu çıkardı ortaya. Bu yazıların ilki, bir öğrencinin hayal edebileceği en güzel  şehir olan Leuven hakkında.

Belçika’ya gelmeden önce hakkında okuduklarımın da etkisiyle, kafamda mutlaka görmem gerek dediğim şehirlerin başında geliyordu Leuven.  Üniversite bittikten sonra ne yapacağım hakkında hala kafamda kesin fikirler olmasa da, Avrupa’da iyi bir üniversite’de yüksek lisans yapmak önemli bir seçenek gibi görünüyor gözüme. İşte Leuven’le yolumun kesiştiği nokta da burası olmuştu bir kaç ay önce. Avrupa’nın en iyi üniversitelerinden biri olan, şehirle iç içe geçmiş bir kampüsün içerisinde mükemmel olanaklara sahip “Katholieke Universiteit Leuven”, kafamda oluşturduğum gelecek planları içerisinde ufak da olsa yer işgal etmeye başlamıştı. Leuven’in bu kadar ilgi çekici olmasını sağlayan bir diğer nokta da, Avrupa’nın silikon vadisi olarak bilinen, IMEC’in  bu şehirde bulunmasıydı. Elektronik mühendisliği okumaya başladığından beri mikroelektronik diye sayıklayıp duran biri için böyle bir yer inanılmaz görünüyordu. İşte bütün bunları düşünerek gittim Leuven’e.

Brüksel’e 25 dakikalık bir tren yoculuğu kadar uzak Leuven. Tren garından çıkar çıkmaz şehrin düzeni göze çarpıyor hemen.  Bütün Belçika genelinde olduğu gibi mimari yine muhteşem bu küçük şehirde. Ortaçağdan beri üniversite şehri olmasının da etkisiyle, şehrin içinde üniversite değil de, üniversitenin içerisindeki şehir gibi duruyor Leuven. Beklentilerin aksine derli toplu bir kampusü yok üniversitenin. Daha da ilginci tüm binalar şehrin her yanına dağılmış durumda. Geçmişten beri sürekli duyduğum, “iyi üniversiteler tek bir kampüsten oluşmalıdır” ve” iyi üniversiteler şehrin dışında kurulmalıdır” sözlerini harika(!) bir şekilde örnekliyor  Leuven.

Restaurantta yemek sipariş ederken ya da mağazadan bir şeyler alırken hiç zorlanmıyoruz Leuven’de. Belçika’da gezdiğimiz diğer şehirlerin aksine Leuven’de herkes İngilizce biliyor gibi. Tabelalar, gazeteler, televizyon yayınları flamenkçe olsa da insanlar İngilizceyi yadırgamıyor Leuven’de. Mons’da sıklıkla yaşadığımız iletişim problemlerinin ortadan kalkması kesinlikle harika bir duygu.

leuven_2

Leuven’le ilgili bir diğer ilginç ayrıntı şehirdeki bisiklet sayısı. Oldukça yağmurlu bir gün(evet, Belçika’da  yazın yağmur  yağması çok sıradan) olmasına rağmen, yaşlısı, genci ,çocuğu demeden herkes bisiklete biniyor bu şehirde. Belçika’da yeni yerler gezerken en büyük yardımcımız olan “use-it” (bu  da ayrı bir yazı konusu) rehberlerinden öğrendiğimiz kadarıyla, günlük 4-5 €’ya bisiklet kiralamak mümkün Leuven’de. Yağmurlu bir gün olması sebebiyle biz kiralamamış olsak da tavsiye edebilirim,bu güzel şehri bisikletle gezmeyi.

Şehrin görülmesi gereken yerlerine gelince, dış görünümüyle kesinlikle ilgi çeken belediye binası (Town Hall) ilk akla geliyor. Bina tam 238 farklı heykelle süslenmiş. Binanın tam karşısında bulunan dürbünü kullanarak heykelleri en ince ayrıntısıyla incelemek mümkün. Şehrin bir diğer önemli yeri Avrupa’nın en uzun barlar sokağından biri olan Oude Markt. Bu cadde üzerinde çeşit çeşit Belçika birasını tatmak mümkün. Oldukça küçük bir şehir olmasına rağmen, inanılmaz büyük bir kütüphane sahip Leuven. Cumartesi olması dolayısıyla içine girememiş olmamız en büyük can sıkıntısıydı bu hafta sonu adına. Kütüphane ile ilgili ilginç bir ayrıntı ise, hem 1. hem de 2. Dünya savaşında yıkılmış bu kütüphane. Alman savaş tazminatları ve ABD yardımıyla yeniden yapılan bu bina, dünya savaşlarının bir simgesi olarak görülüyomuş bugün. Kütüphaneye kadar gitmişken, varlığına anlam veremediğimiz iğnenin ucuna geçmiş sinek heykelini  de görmemek olmaz tabii.

Bir öğrencinin hayal edebileceği herşeyi vaat ediyor bu şehir. Kimbilir, belki tekrar yolumuz kesişir bu yaşanılası şehirle :)

Kaynak:  http://www.mumtazdemirci.com/bir-ogrencinin-yasayabilecegi-en-guzel-sehir-leuven/

2 Yorum »

  • tuğba diyor ki:

    yaa ben de istiyorum.sadece biyere çakılıp kalmak istemiyorum .gezmek görmek ve öğrenmek. şimdi bakıyorum da TEK BİLDİĞİM HİÇ BİRŞEY BİLMEDİĞİMMİŞ.benide bilgilendirirseniz sevinirim
    şimdiden teşekkürler

  • Mert diyor ki:

    Öncelikle yazınız için teşekkür ederim. Benim sorum Belçika’da eğitim dili tüm üniversitlerde Fransızca mıdır yoksa İngilizce eğitim veren üniversiteler var mıdır ?

Yorum Ekle!

Aşağıdaki formu kullanarak yorumunuzu iletin veya geri izleyin (kendi sitenizden). Ayrıca bu yorumlara kaydolabilirsiniz (RSS aracılığıyla)

Spam yapmayalım, yapanları uyaralım :)

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu sitede Gravatar kullanılabilmektedir. Kendinize ait, tüm dünyada tanınan avatarınızı şuradan kaydedebilirsiniz: Gravatar.