Bir Erasmus Güncesi: Weni Widi
Bugün Erasmus Rehberi’nde 2008-2009 eğitim öğretim yılında Erasmus programına dahil olmuş iki Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü son sınıf öğrencisi Merve Şenoymak (widi) ve Ergin Doğanay (weni) konuklar. http://weniwidi.wordpress.com/ adresinde blog tutmaya başlayarak deneyimlerini paylaşmaya başlayan Merve ve Ergin aynı zamanda bu alanda soruları olan üniversite öğrencilerine rehber olmayı amaçlıyorlar.

1. Erasmus Rehberi (ER): Merhaba Merve ve Ergin. İsterseniz önce kısaca kendinizi tanıtın ziyaretçilerimize.
Merve (M): 1987 Ankara doğumluyum, Grafik Tasarım bölümünde son sınıf öğrencisiyim, aynı zamanda okulun bünyesinde yarı zamanlı grafiker olarak çalışıyorum.
Ergin (E): Sizin de belirtmiş olduğunuz gibi grafik bölümü son sınıf öğrencisiyim. Bir dönem Madrid Avrupa Üniversitesi’nde öğrenim gördüm. Okulla birlikte Açık Öğretim Fakültesi Bilgisayar Destekli Eğitim biriminde yarı zamanlı olarak çalışmaktayım. Bu aralar, Merve ile yurt dışında edindiğimiz tecrübelerimizi ve etrafımızdaki insanların tecrübelerini ihtiyacı olanlara iletmekle de uğraşıyoruz ve insanların ilgilendiğini gördükçe bundan da giderek büyük zevk almaya başlıdık.
2. ER: Erasmus Programı’na katılmaya nasıl karar verdiniz, daha önce katılan arkadaşlarınız etkili oldu mu bu kararınızda?
M: Aslında ben notlarım yüksek ve ingilizcem iyi olmasına rağmen programa katılmayı hiç düşünmüyordum, yalnız başıma gitmek istemiyordum ve açıkçası biraz da korkuyordum. Sonuçta tanımadığınız bir ülke, tanımadığınız bir kültür. Üstelik hayatımda ilk defa ailemden bu kadar uzun süre ayrı kalacaktım. Doğabilecek maddi sorunlar da vardı. Fakat sağolsunlar hocalarımız bu fırsatı kaçırmamamız için başvurmamız konusunda ısrar ediyorlar ve destekliyorlardı. Ergin’le beraber başvurmaya karar verdik, ikimiz de aynı yere düşersek gidecektik. Yine de aynı yere düşme ihtimalimizin çok zor olduğunu düşünüyorduk.
E: Bizim bölümde genelde Erasmus ile yurt dışına gitme dönemi 3. sınıfın güz dönemidir. Doğal olarak ikinci sınfa geldiğimizde sürekli olarak erasmus programının faydalarını duyuyorduk. Biz de işin iç yüzünü anlamaya başladıktan sonra başvurmaya karar verdik. Erasmusla ilgilenmeye başladıkça heyecanımız giderek artıyor ve sabırsızlanıyorduk. Bu karar birden verilmedi ama bunun hayalini kurmak en büyük etkendi. Çünkü insan kendini yabancı bir ülkede eğitim görürken düşündükçe bunun heyecanından kendini alamıyor.
3. ER: Başvuru aşamasında en çok zorlandığınız alan neydi? Erasmus Programı’na başvurmayı düşünen arkadaşlara özellikle önerileriniz var mı?
M: En çok vize başvurusu aşamasında zorlandık, bildiğiniz gibi İspanya’da belge işleri çok yavaş yürüyor, sürekli tatilleri var. Yetişmeyecek, vize alamayacağız diye korktuğum zamanlar oldu. Benim tavsiyem programa seçilir seçilmez hemen belge işlerini halletmeye başlasınlar, her şeyi zamanında halletmeye çalışsınlar ve vizeye mümkün olduğunca erken başvursunlar. Böylece uçak biletlerini de daha ucuza alabilirler.
E: Benim açımdan ingilizce sınavı zorlayıcı bir aşamaydı. Giderken Türkiye’yi tanıtıcı bir şeyler götürmelerini tavsiye ederim. Lokum, rakı, Türk Bayrağı gibi bize ait şeyler..
4. ER: Gittiğiniz ülke ve okulda en çok hoşunuza giden ve sizi en zorlayan anlar nelerdi?
M: Açıkçası benim hoşuma gitmeyen pek bir şey yoktu, okulu, Madrid’i, İspanyol kültürünü çok sevdim. İspanyolların rahat tavrı, sürekli yapılan fiestalar, sokaklarda flamenko izlemek çok keyifliydi. Benim için en zor tarafı dönmekti, hem Madrid’i çok sevdiğimden hem de gerçek anlamda dönerken çok zorluk çektik. Çok fazla yükümüz vardı ve İberia firması en ufak bir tölerans göstermiyor bu konuda. Az kalsın uçağa binemeyecektik, son anda bir sürü şey atmak zorunda kaldık bavullardan.
E: Elinizde haritayla şehrin altını üstüne çok rahat bir şekilde getirebilmek benim en çok hoşuma giden yönüydü Madrid’in. Saatlerce yol katederek (tabi ki metroyla her yere gitmek mümkündü ama şehri tanıyabilmek için yürümek gerek) gezdiğimiz yerlerin bir süre sonra artık yabancı bir yer değil de her zaman bildiğiniz yerlermiş gibi bir aitlik duygusu oluşturması insanda güzel duygular uyandırıyordu.
5. E.R: Weni Widi projesi nasıl oluştu? Bu blogda ziyaretçilerinizi neler bekliyor, amaçlarınız neler?
M: Son sınıfta aldığımız “İnteraktif Grafik Tasarım” isimli bir dersimiz var. Bu ders kapsamında web sitesi, bülten ve blog yapıyoruz. Biz de madem bir blog açacağız yutdışında edindiğimiz tecrübeleri değerlendirelim ve Erasmus ile ilgili yapalım dedik. Bu konuda öğrencilerin başvurabileceği Türkçe kaynak çok az, Uluslararası ofis çalışanları ve hocalar ne kadar yardımcı olurlarsa olsunlar yeterli olmuyor ve insanın aklında her zaman bir sürü soru işareti oluyor. Daha önce gitmiş birinin, özellikle bir öğrencinin anlatacakları hepsinden faydalı oluyor.
E: Bizden önce giden bilgi alabileceğimiz arkadaşlarımız vardı fakat onlara ulaşmakta güçlük çekiyorduk, vakitleri de sınırlı olduğu için pek fazla yardımcı olamıyorlardı. Giden öğrencilerin tecrübe paylaşımlarını almanın ve bunu kolay ulaşılabilir hale getirmenin çok mantıklı olacağını düşündük. Genelde öğrencilerin en önemli problemlerinden biri para olur, biz de bu konuda yardımcı olmak için nasıl ucuz gezilir, nerelere gidilir, bu gibi konulardan bahsediyoruz. Ayrıca örneğin gitmeden önce City Bank gibi bir bankadan hesap açtırıp hibeyi oradan çekmemiz gerektiğini kimse söylemedi bize, bu tarz teknik bilgiler de veriyoruz. Bloga talep tahmin ettiğimizden büyük oldu, paylaşımlarımız gittikçe artacak, hem kendi gezip gördüğümüz yerlerden bahsedeceğiz hem de etrafımızda giden arkadaşlarımızın tecrübelerini yazacağız. Ziyaretçilerimiz de hem varsa kendi yurtdışı tecrübelerini bizimle paylaşabilecekler hem de merak ettiklerini sorup bizden ve giden arkadaşlarımızdan yardım isteyebilecekler. Söz konusu ülkede eğer bir arkadaşımız varsa ona ulaşabilecekleri mail adreslerini de veriyoruz.
Kendimizi ve blogumuzu tanıtma fırsatı verdiğiniz için sizlere de çok teşekkür ederiz.


