Tarihte ilk kez ,tüm dünyadan gelen gençler birbirleriyle sınırlar ötesi bir buluşma gerçekleştirecek ve dünyanın gündeminde söz sahibi olmaya çalışacaklar. Küresel çözümler bekleyen küresel sorunları ele alacak,nasıl bir dünya istediklerini ortaya koyacaklar.
ONE YOUNG WORLD BAŞLIYOR …
Erasmus programına katılanların yaşadıkları, deneyimleri
Erasmus programı hakkında genel bilgilerin yer aldığı bölüm
Erasmus programı, site ve üniversitelerden haberler
Site yazarları tarafından çeşitli konularda yayınlanan yazılar
Erasmus programına katılan ülkeler hakkında bilgi
Staja gelmeden önce, hangi ülkeye gideceğimi soranlara Belçika cevabını verdiğimde aldığım ilk tepki Brugge’le başlıyordu genellikle. Hemen hemen herkesin bu şehir hakkında bir fikrinin olması, şehrin ne kadar popüler olduğunu göstermek adına güzel bir gösterge bence. Bir şehrin bu kadar popüler olması başlangıçta korkutsa da, günün sonunda bir gezginin mutlaka görmesi gereken şehirler listesinin en tepesine yerleşmeyi başardı Brugge’ü.
Brugge seyahatimiz her zamanki gibi Mons’dan Brüksel Midi tren garına yaptığımız yolculukla başladı. Hemen hemen her yer için harika bir aktarma noktası olan Brüksel Midi’ye 1 saatlik bir tren yolculuğu kadar uzak Brugge. Belçika’nın belkide en sevimli yanı bu pratik tren yolculukları.Yolculuğun başlangıcında yine en büyük yardımcımız use-it (Young Travellers’ Map) olacak gibi görünüyordu.Her seferinde olduğu gibi yine hayal kırıklığına uğramadık günün sonunda. Yine bizler için harika seçimler yapmışlardı, bu harika rehberi hazırlayanlar.
Yemyeşil bir tren yolculuğundan sonra Brugge’e gelmeyi başardık. Yemyeşil diyorum çünkü pencereden dışarı baktığında yeşilin her tonunu görmek mümkün bu ülkede. Hafif hafif yağmur çişeliyordu bir kez daha. Evde yatağın üzerine uzanıp birşeyler izlemek için harika bir hava olsa da gezmek ve fotoğraf çekmek için hiç de elverişli bir hava değil gibi görünüyordu başlangıçta. Ama değişken hava bir kez daha yüzünü gösterdi bizlere. Bu sayede güneşin tadını çıkara çıkara gezdik Brugge’ü.
Kesinlikle inanılmaz bir şehir Brugge. Şehir adeta açık hava müzesi. Kafanızı çevirdiğiniz hemen her yönde bambaşka bir güzellik çıkıyor karşınıza. Bir fotoğrafçıyı kendinden geçirebilecek kadar çok malzeme var bu şehirde. Müzeseverler için harika alternatiflere sahip bir şehir olduğunu düşünsem de, hemen hemen tüm müzeleri gezmiş bir olarak, şehirin bu kadar etkileyici görünmesinde genel şehrin genel yapısnın etkisi çok daha büyük.
26 yaşından küçük olmanın verdiği dayanılmaz hafiflik hemen hemen tüm müzelerde geçerli.Birçok müzeye sadece 1€ ödeyerek girdiğimizi söylersem dayanılmaz hafifliğin ne anlama geldiği daha iyi anlaşılabilir. Avrupa kesinlikle 26 yaşından küçükken gezilmeli, hemen hemen her yerde harika fırsatlar çıkıyor karşınıza.
Şehirdeki müzeler içerisinde görülmesini kesinlikle tavsiye ettiğim yer çikolata müzesi. Çikolatanın başlangıçtan günümüze kadar olan hikayesini öğrenmek mümkün bu müzede. Bu hikayeyi öğrenmek zaman zaman oldukça sıkıcı olsa da, harika bir çikolatanın nasıl hazırlandığını canlı olarak izlediğiniz bölüm harika. Sırf bu bölüm için bile gidilir bu müzeye. Yapılan bu çikolataları tatma şansnızın da bulunduğunu söylemeliyim. Kesinlikle inanılmaz lezzetliler. Evet itiraf ediyorum, sırf bu çikolatalardan daha fazla yiyebilmek için daha fazla kaldım müzede. Müzenin çıkışında insanı kendinden geçiren bu çikolataları satın almak da mümkün. 100 gramı saece 5€ :)

Şehire dışardan gelmiş birinin kolay kolay keşfedemeyeceği, Mark’ta ara bir sokakta bulunan De Garre’da, lezzetli bir Belçika birası içebileceğinizi, bununla birlikte gelen harika peynirle kendinizden geçebileceğinizi de eklemeliyim galiba. Burada içebileceğiniz “Garre” isimli biranın mekana özel olduğunu da söyleyeyim.
Sonuç olarak fırsatı olanlar kesinlikle görmeli bu masalsı şehri. Daracık sokakların arasında pencerelerinde renkli renkli çiçekler bulunan panjurlu evlere bakıp, şirin akdeniz kasabalarını hatırlamalı herkes :)
Kaynak: http://www.mumtazdemirci.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/
Wälkommen till sverige!!
Welcome to sweet sweet cold Sweden!
Yukarıda da anlaşılacağı gibi demek isterdim, ancak İsveççe o kadar yaygın bir dil olmadığından İngilizce de yazdım. (belki biraz abartılı) İsveç, yeşilin [...] Continue Reading…
Bugün Erasmus Rehberi’nde 2008-2009 eğitim öğretim yılında Erasmus programına dahil olmuş iki Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü son sınıf öğrencisi Merve Şenoymak (widi) ve Ergin Doğanay (weni) [...] Continue Reading…
Belçika coğrafi konum itibariyle Avrupa’nın merkezi konumunda. Ülkenin böylesine mükemmel bir yerde bulunuyor olması bir çok avantajı da beraberinde getiriyor. Bu avantajların belki de en önemlisi Brüksel’den Avrupa’nın hemen hemen her yerine [...] Continue Reading…
Konuk yazarımız Murat Esenli kişisel markalaşma süreci ile ilgili danışmanlık, eğitim vermekte, MarkaSizsiniz.com web sitesinin yönetimini ve yazarlığını sürdürmektedir.
Her insanın doğuştan bir marka değeri taşıdığını düşünüyoruz. Kişiliğin oluşması ile [...] Continue Reading…
Bu yazıda Avrupa’da ucuz havayolları olarak bilinen belli başlı firmaların artılarıyla ve eksileriyle incelemeye çalışacağım. Ayrıca Türkiye’den Avrupa’ya yapılan uçuşlarda hangi ülkeler için hangi havayolunun daha cazip olduğuna kısaca [...] Continue Reading…
Ülkemizde ucuz hava yolu taşımacılığının popülaritesinin günden güne arttığını gözlemlemek mümkün. Bundan 7 -8 yıl kadar önce sadece zenginlere özgü olduğu düşünülen hava yolu taşımacılığı, günümüzde günden güne düşen [...] Continue Reading…
Bugün çok ama çok özel(!) bir mutfak olan Belçika mutfağı hakkında konuşma vakti.Evet biliyorum, bir ülkenin mutfağı hakkında bir şeyler karalayabilmek ciddi bir uzmanlık işi. Ama bıkmadan usanmadan arkasında duracağım bir konu var ki, Belçika’da [...] Continue Reading…
Belçika’ya ayak basalı bugün itibariyle 1 ay oldu. Farklı bir kültür, farklı bir dil, farklı yemekler, farklı insanlar yani kısaca yeni bir hayat deneyimi burası, bizim için. Rastgeleliğin hüküm [...] Continue Reading…
Vize alma süreci hemen hemen herkes için oldukça problemli, kimi zaman umut kimi zaman hayal kırıklığı barındıran ve her zaman olmasa da çoğunlukla mutlu sonla biten bir süreç. Bu [...] Continue Reading…
Ben şimdi, büyük bir heyecanla yola çıkan bir Erasmus öğrencisinin ilk aylarda karşılaşabileceği tahlihsizliklerden bahsedeceğim.